24.09.2025


Fakültemizin Akademisyenlerinden Doç. Dr. Gül Güler TÜBİTAK-ARDEB 1001 Projesi Desteği Almaya Hak Kazandı

Doç. Dr. Gül Güler hocamız, TÜBİTAK-ARDEB 1001 desteğiyle Urfa’nın en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Bediüzzaman Mezarlığı’ndaki tarihi mezar taşlarının envanterini çıkarmayı amaçlayan kapsamlı bir projeyi hayata geçiriyor. “Urfa Bediüzzaman Mezarlığındaki Tarihi Mezarların ve Mezar Taşlarının Tespiti, Envanteri, Tasnifi ve Değerlendirilmesi” başlıklı proje, bölgenin kültürel mirasını korumayı, sanatsal ve tarihsel değerleri gün yüzüne çıkarmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

Bediüzzaman Mezarlığı’ndaki mezar taşları, Osmanlı toplumunun kültürel belleğini yansıtan; ölümün anıtlaştırıldığı ve ölümsüzleştirildiği eşsiz sanat eserleri niteliğindedir. Proje yürütücüsü Doç. Dr. Gül Güler, mezar taşlarını “şehirlerin tapu belgeleri” olarak nitelendirerek şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Bu taşlar, yalnızca ölülerin kimliklerini değil; aynı zamanda geçmiş toplumların kültürel, sanatsal ve dini yapısını da günümüze taşıyan önemli belgelerdir. Dolayısıyla mezar taşlarının korunması, yalnızca tarihsel bir sorumluluk değil, aynı zamanda kültürel bir yükümlülüktür.”

Çalışma kapsamında, Bediüzzaman Mezarlığı ilk kez akademik bir perspektifle derinlemesine incelenecek, yaklaşık 2.000 tarihi mezar taşı tespit edilerek envanteri çıkarılacak ve dijital ortamda arşivlenecektir. Böylelikle mezar taşlarının hem fiziksel hem de kültürel değerleri güvence altına alınacak, aynı zamanda gelecekteki araştırmalara kaynaklık edecek bilimsel bir veri tabanı oluşturulacaktır.

Projeyi Doç. Dr. Gül Güler’in yürütücülüğünde Harran Üniversitesi’nin farklı fakültelerinden bir araya gelen 8 kişilik akademik ekip yürütecektir. Mimar, haritacı, tarihçi, edebiyatçı ve sanat tarihçilerinden oluşan disiplinlerarası bu ekip, üç yıl sürecek çalışmanın sonunda mezar taşlarının yalnızca fiziksel özelliklerini değil, aynı zamanda sanatsal, tarihsel ve kültürel boyutlarını da kapsamlı biçimde değerlendirecektir.

Elde edilecek sonuçların hem akademik yayınlarla hem de halka açık dijital platformlarla paylaşılması planlanmakta, böylece bu kadim mirasın korunması, tanıtılması ve bilimsel olarak belgelenmesi amaçlanmaktadır.